HMK'da düzenlenen ihtiyati tedbir ile İİK'da düzenlenen ihtiyati haciz arasındaki temel farkları, 'amaç', 'konu' ve 'talep koşulları' açısından karşılaştırınız. İhtiyati tedbirin 'bir şeyin yapılması veya yapılmaması' şeklinde de karar verilebilmesi (HMK m. 391/1), bu iki kurum arasındaki en belirgin farklardan biri midir? Açıklayınız.
İhtiyati tedbir (HMK) ile ihtiyati haciz (İİK) her ikisi de geçici hukuki koruma türü olmakla birlikte, aralarında önemli farklar vardır: 1) Amaç: İhtiyati haczin amacı, sadece 'para alacaklarının' tahsilini güvence altına almaktır. Yani, dava sonunda alınacak paranın ödenmesini sağlamak için borçlunun mallarına önceden el konulmasıdır. İhtiyati tedbirin amacı ise çok daha geniştir; para alacakları dışındaki her türlü hakkın (örn: mülkiyet hakkı, velayet, bir eserin yayınlanmasının durdurulması) korunmasını, dava sonundaki hükmün icrasını güvence altına almayı hedefler. 2) Konu: İhtiyati haczin konusu, borçlunun haczedilebilir mal ve haklarıdır. İhtiyati tedbirin konusu ise, uyuşmazlık konusu olan 'şeyin kendisi' veya hakkın korunması için gerekli olan herhangi bir eylemdir. 3) Talep Koşulları: İhtiyati haciz talep edebilmek için alacağın 'vadesi gelmiş' ve 'rehinle temin edilmemiş' olması gerekir (İİK m. 257). İhtiyati tedbir için ise genel olarak 'hakkın elde edilmesinin zorlaşacağı veya imkansızlaşacağı' tehlikesinin varlığı ve 'yaklaşık ispat' yeterlidir (HMK m. 389). Soruda belirtilen husus, iki kurum arasındaki en belirgin farklardan biridir. İhtiyati haciz sadece malvarlığına el koyma şeklinde uygulanırken, ihtiyati tedbir çok daha esnektir. HMK m. 391/1 uyarınca mahkeme, sakıncayı ortadan kaldıracak her türlü tedbire karar verebilir. Buna, 'bir şeyin yapılması' (örn: yıkılma tehlikesi olan bir duvarın onarılması) veya 'yapılmaması' (örn: bir markanın kullanılmasının durdurulması, bir kitabın basımının yasaklanması) da dahildir. Bu, ihtiyati tedbirin sadece malvarlığını değil, bir davranış veya durumu da konu alabileceğini gösterir ve onu ihtiyati hacizden kesin olarak ayırır.