Emniyet personelinin atama işlemlerinde 'genel atama', 'mazeret ataması' ve 'zamandışı atama' arasındaki temel farklar nelerdir? Personelin kendi isteğiyle yapılan bir atama işlemine karşı 'iptal davası' açılmasının neden mümkün olmadığını, 'menfaat ihlali' ve 'idari davaya konu olabilecek işlem' kavramları açısından açıklayınız.
Bu üç atama türü arasındaki temel farklar, yapılma zamanı ve sebebine dayanır: 1) Genel Atama: Her yıl Mayıs-Haziran aylarında, personelin kendi tercihleri doğrultusunda, Yönetmelikteki esaslara göre yapılan planlı ve kitlesel atama dönemidir. 2) Mazeret Ataması: Genel atama dönemi dışında, Şubat ve Eylül aylarında, personelin kanunda sayılan mazeretlerine (eş durumu, sağlık, öğrenim vb.) dayalı olarak yapılan atamalardır. 3) Zamandışı Atama: Bu iki döneme bağlı olmaksızın, yılın her zamanı yapılabilen ve Yönetmeliğin 19. maddesinde sayılan özel ve acil durumlara (emniyet ve asayiş, birimin kaldırılması, can güvenliği, idari soruşturma vb.) dayanan atamalardır. Personelin kendi isteğiyle (örneğin genel atamada kendi tercih ettiği bir yere atanması) yapılan bir atama işlemine karşı iptal davası açması kural olarak mümkün değildir. Bunun sebebi, idari davaların temel açılma koşullarından olan 'menfaatin ihlal edilmesi' şartının gerçekleşmemesidir (İYUK m. 2). İptal davası, hukuka aykırı bir idari işlem nedeniyle hakkı veya menfaati ihlal edilen kişiler tarafından açılabilir. Personelin kendi talebi ve rızasıyla gerçekleşen bir atama, onun menfaatini ihlal eden değil, aksine menfaatine uygun bir işlem olarak kabul edilir. Ortada, davacının hak durumunu olumsuz etkileyen, tek taraflı ve icrai bir idari işlem bulunmadığından, dava açmakta hukuki yarar (dava şartı) da yoktur. Dava, ancak personelin isteği dışında, re'sen yapılan ve hukuka aykırı olduğu iddia edilen atamalara karşı açılabilir.