Metinde bahsedilen TCK m. 220 kapsamında bir suç örgütünün varlığının kabulü için 'üyeleri üzerinde hakimiyet tesis eden bir güç kaynağı niteliğini kazanması' kriteri ne anlama gelmektedir? Bu kriterin, örgütün elverişlilik ve süreklilik unsurlarıyla ilişkisini, Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2016/1643 K. sayılı kararındaki yaklaşımı dikkate alarak açıklayınız.
'Üyeleri üzerinde hakimiyet tesis eden bir güç kaynağı niteliğini kazanması' kriteri, Yargıtay'ın TCK m. 220'deki örgüt tanımını somutlaştırmak için geliştirdiği bir ölçüttür. Bu, örgütün soyut bir birleşmeden daha fazlası olduğunu; üyelerinin iradelerini, örgütün genel iradesine tabi kılan, onlara emir ve talimat verebilen, uymayanları cezalandırabilen (disiplin gücü) ve dış dünyaya karşı kolektif bir güç olarak hareket edebilen bir yapıya dönüşmesini ifade eder. Bu kriter, örgütün 'elverişlilik' ve 'süreklilik' unsurlarıyla yakından ilişkilidir. Bir örgütün amaçladığı suçları işlemeye 'elverişli' olması, sadece silah veya maddi imkanlara sahip olması değil, aynı zamanda üyelerini bu suçları işlemeye sevk edecek bir organizasyonel güce ve disipline sahip olmasını da gerektirir. 'Süreklilik' unsuru da, bu hakimiyetin anlık veya geçici değil, belirli bir devamlılık arz etmesiyle sağlanır. Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2016/1643 K. sayılı kararında da vurgulandığı gibi, sanık sayısının üçten fazla olması veya aralarında gevşek bir ilişki bulunması, tek başına örgütün varlığı için yeterli değildir. Mahkemenin, somut delillerle, sanıklar arasında bir hiyerarşi ve bu hiyerarşiye dayanan, üyeler üzerinde yaptırım gücü olan bir 'hakimiyet' mekanizmasının kurulduğunu ispatlaması gerekir. Aksi takdirde, bu kriterin yokluğunda, fiil 'suça iştirak' olarak değerlendirilmelidir.