5320 sayılı Kanun'un 13. maddesi ve ilgili Yönetmelik uyarınca, CMK gereği baro tarafından görevlendirilen zorunlu müdafiye ödenecek ücretin, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nden 'ayrık olarak' belirlenmesinin hukuki sebebi nedir? Beraat eden ve yargılaması zorunlu müdafii ile yürütülen bir sanık lehine, Hazine aleyhine vekalet ücretine hükmedilip hükmedilemeyeceği konusundaki tartışmayı, sanığın avukatına bir ücret ödememiş olması olgusu üzerinden değerlendiriniz.
CMK gereği görevlendirilen zorunlu müdafiye ödenecek ücretin, genel Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nden (AAÜT) ayrık olarak, Adalet ve Maliye Bakanlıklarınca daha düşük bir tarifeyle belirlenmesinin temel sebebi, bu hizmetin kamusal niteliği ve finansmanının devlet bütçesinden karşılanmasıdır. Bu, devletin adil yargılanma hakkı kapsamında savunma hakkını güvence altına alma yükümlülüğünün bir parçasıdır. Devlet, bu kamusal hizmetin maliyetini kontrol altında tutmak için ayrı ve daha mütevazı bir tarife (CMK Ücret Tarifesi) belirlemektedir. Beraat eden ve kendisine zorunlu müdafi atanan sanık lehine Hazine aleyhine vekalet ücretine hükmedilip edilmeyeceği tartışmalıdır. Bir görüşe göre, sanık müdafiine herhangi bir ücret ödemediği için, lehine vekalet ücretine hükmedilmesi sebepsiz zenginleşme yaratır. Vekalet ücreti, ödenen bir ücretin karşılığıdır; ortada bir ödeme yoksa, geri alınacak bir ücret de olamaz. Karşı görüş ise, vekalet ücretinin sadece ödenen bir meblağın karşılığı olmadığını, aynı zamanda yargılamada haklı çıkan tarafın, kendisini savunmak zorunda bırakılması nedeniyle katlandığı 'külfetin' bir tür tazmini ve karşı tarafı haksız dava açmaktan caydırıcı bir fonksiyonu olduğunu savunur. Bu görüşe göre, sanık haksız yere yargılanmış ve bir savunma yardımından yararlanmak zorunda kalmıştır. Bu savunmanın bedelini devletin CMK bütçesinden ödemesi, sanığın haklılığını ve Hazine'nin (iddia makamı olarak) haksızlığını ortadan kaldırmaz. Bu nedenle, AAÜT'de belirlenen maktu vekalet ücretinin, sanığın kendisi adına hak kazandığı bir bedel olarak Hazine aleyhine hükmedilmesi gerektiği savunulabilir. Yargıtay uygulaması genellikle, sanığın bir ücret ödememesi nedeniyle bu tür durumlarda vekalet ücretine hükmedilmemesi yönündedir.