Askeri Ceza Kanunu m. 67'de düzenlenen 'yabancı memlekete firar' suçu, Anayasa'nın 23. maddesi ile güvence altına alınan 'yerleşme ve seyahat hürriyeti' ile nasıl bir ilişki içindedir? Asker kişilerin yurt dışına çıkışlarının sivil vatandaşlardan farklı olarak ek prosedürlere tabi tutulmasının hukuki meşruiyetini, Askeri Yargıtay Daireler Kurulu'nun 20.09.2012 tarihli kararı ışığında 'askerliğin özel niteliği' ve 'kamu düzeni' gerekçeleriyle açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #184685

AsCK m. 67'deki suç, Anayasa m. 23'teki seyahat hürriyetine 'askeri hizmetin gerekleri' ve 'kamu düzeni' amacıyla getirilmiş kanuni bir sınırlamadır. Anayasa'nın kendisi, temel hak ve hürriyetlerin, kanunda belirtilen özel sebeplerle sınırlanabileceğini öngörmektedir. Askeri Yargıtay Daireler Kurulu'nun 20.09.2012 tarihli kararında da vurgulandığı gibi, asker kişilerin hukuki statüsü sivil vatandaşlardan farklıdır. Askerlik hizmeti, disiplin, hiyerarşi, emir-komuta zinciri ve kesintisizlik gibi kendine özgü ilkelere dayanır. Bir asker kişinin, özellikle birliğinin ve ülkenin güvenliği açısından kritik bir görevde bulunabileceği düşünüldüğünde, kontrolsüz ve izinsiz bir şekilde ülke dışına çıkması, hem askeri disiplini bozar hem de ulusal güvenliği tehlikeye atabilir. Bu nedenle, asker kişilerin yurt dışına çıkışlarının, sivil vatandaşlardan farklı olarak, sıralı amirlerinden ve ilgili Kuvvet Komutanlığı'ndan izin alma gibi ek prosedürlere tabi tutulması, 'askerlik hizmetinin özel niteliğinden' kaynaklanan meşru bir sınırlamadır. Bu sınırlama, keyfi olmayıp, kanunla (AsCK m. 67) düzenlenmiş, kamu düzeni ve askeri hizmetin devamlılığı gibi meşru bir amaca hizmet etmekte ve ölçülülük ilkesine uygun olduğu kabul edilmektedir. Dolayısıyla, bu prosedürlere uymadan yurt dışına çıkan bir asker kişinin eyleminin suç olarak tanımlanması, seyahat hürriyetinin Anayasa'ya aykırı bir ihlali olarak görülmemektedir.