5235 Sayılı Kanun md. 12 uyarınca, bir suçun Ağır Ceza Mahkemesi'nin görevine girip girmediği belirlenirken, 'ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenlerin' dikkate alınmaması (5235 sy. K. m. 14) ne anlama gelmektedir? Nitelikli dolandırıcılık (TCK m. 158) suçunun temel ceza aralığı 3 ila 7 yıl olmasına rağmen, bu suçun neden Ağır Ceza Mahkemesi'nin görev alanına girdiğini, kanundaki 'katalog suç' mantığı üzerinden açıklayınız.
5235 sy. Kanun m. 14'teki 'Mahkemelerin görevlerinin belirlenmesinde ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler gözetilmeksizin kanunda yer alan suçun cezasının üst sınırı göz önünde bulundurulur' hükmü, görevli mahkemenin iddianamedeki sevk maddesine göre, soyut olarak belirlenmesi gerektiğini ifade eder. Yani, yargılama sırasında sanık hakkında takdiri indirim (TCK m. 62) veya haksız tahrik (TCK m. 29) gibi lehe hükümlerin uygulanma ihtimali veya ceza artırımını gerektiren nitelikli hallerin varlığı, mahkemenin görevini değiştirmez. Görev, fiilin işlendiği anda ihlal edildiği iddia edilen suçun kanundaki temel veya nitelikli halinin ceza aralığına göre belirlenir. Nitelikli dolandırıcılık (TCK m. 158) suçunun temel ceza üst sınırı 10 yıldan az olmasına rağmen Ağır Ceza Mahkemesi'nin görevine girmesinin sebebi, 5235 sayılı Kanun'un m. 12'de benimsediği 'katalog suç' sistemidir. Bu madde, ceza miktarı kriterinden bağımsız olarak, bazı suçları nitelikleri ve toplumsal etkileri nedeniyle doğrudan Ağır Ceza Mahkemesi'nin görev alanına dahil etmiştir. TCK m. 158 (nitelikli dolandırıcılık), m. 148-149 (yağma), m. 250 (irtikap) gibi suçlar bu katalogda yer almaktadır. Dolayısıyla, bir suça ilişkin iddianamedeki sevk maddesi, bu katalogda yer alan bir suç ise, ceza miktarına bakılmaksızın dava Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülür. Bu, kanun koyucunun bu suçları daha ciddi kabul ettiğini ve daha tecrübeli bir heyet tarafından (bir başkan, iki üye) yargılanmasını istediğini gösterir.