Devlet Personel Başkanlığı'nın 25/04/2017 tarihli görüşü ışığında, kasten işlenen bir suçtan dolayı verilen hapis cezasının 'adli para cezasına' çevrilmesinin, 657 sayılı DMK m. 48/A-5'te düzenlenen memuriyete engel olma durumuna etkisini, suçun niteliği (katalog suç olup olmaması) ve ceza miktarı (1 yıldan az veya 1 yıl olması) açısından analiz ediniz.
Devlet Personel Başkanlığı'nın ilgili görüşü, adli para cezasına çevrilen hapis cezalarının memuriyete etkisini üçlü bir ayrıma tabi tutarak açıklamaktadır: 1) Suçun Katalog Suçlardan Olması: Eğer işlenen suç, DMK m. 48/A-5'te ismen sayılan (zimmet, irtikap, hırsızlık, dolandırıcılık vb.) nitelikli suçlardan biri ise, alınan hapis cezasının adli para cezasına çevrilmiş olması sonucu değiştirmez. Bu suçlardan 'mahkum olmamak' mutlak bir engel olduğu için, mahkumiyetin türü (hapis/para cezası) veya süresi ne olursa olsun kişi memur olamaz. 2) Suçun Katalog Suçlardan Olmaması ve Cezanın 1 Yıl Olması: Eğer işlenen suç katalog suçlardan değilse ve verilen hapis cezası tam '1 yıl' ise, bu cezanın adli para cezasına çevrilmesi durumunda kişi, hakkında 'yasaklanmış hakların iadesi (memnu hakların iadesi)' kararı alması şartıyla memur olarak atanabilir. 3) Suçun Katalog Suçlardan Olmaması ve Cezanın 1 Yıldan Az Olması: Eğer işlenen suç katalog suçlardan değilse ve verilen hapis cezası '1 yıldan az' ise (örn: 10 ay), bu cezanın adli para cezasına çevrilmesi durumunda kişi, memnu hakların iadesi kararına gerek olmaksızın memur olarak atanabilir. Bu ayrımın temel mantığı, kanunun 'bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına... mahkum olmamak' ifadesindeki 'hapis cezası' şartına odaklanmasıdır. Ceza, adli para cezasına çevrildiğinde, ortada infaz edilecek bir 'hapis cezası' kalmadığı için, katalog suçlar dışındaki durumlarda memuriyete engel kalkmış olur.