HMK m. 131'in 'Cevap dilekçesinin verilmesinden sonra, cevap süresi dolmamış olsa bile ilk itirazlar ileri sürülemez.' hükmünün ardındaki usul hukuku mantığı nedir? Bu kuralın, HMK m. 116'da sayılan 'yetki itirazı' gibi bir ilk itirazın ileri sürülme zamanı üzerindeki etkisini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2014/15416 K. sayılı kararını referans alarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #184652

HMK m. 131'in ardındaki usul hukuku mantığı, 'usul ekonomisi' ve 'davanın bir an önce esasına girilmesi' ilkelerine dayanır. Kanun koyucu, davalının cevap dilekçesini vererek davaya cevap vermeyi, yani işin esasına girmeyi tercih ettiği anda, artık usule ilişkin ilk itirazlarını (kesin yetki hali hariç yetki, tahkim itirazı gibi) ileri sürme hakkından zımnen feragat ettiğini kabul etmektedir. Davalı, cevap dilekçesiyle savunmasını yapmış, delillerini sunmuş ve davanın esası hakkında bir tartışmaya girmiştir. Bu aşamadan sonra, henüz cevap süresi dolmamış olsa bile, geriye dönüp usule ilişkin bir itirazda bulunmasına izin vermek, yargılamayı uzatır ve çelişkili bir davranış (venire contra factum proprium) teşkil eder. Yargıtay 11. HD'nin 2014/15416 K. sayılı kararında bu ilke açıkça uygulanmıştır. Somut olayda davalı, yasal iki haftalık cevap süresi (HMK m. 127) geçtikten sonra yetki itirazında bulunmuştur. Yargıtay, bu durumu bozma nedeni sayarken, HMK m. 116 ve 131'e atıf yaparak, yetki itirazı gibi ilk itirazların cevap süresi içinde verilmesi gereken cevap dilekçesiyle birlikte ileri sürülmesi gerektiğini vurgulamıştır. HMK m. 131, bu kuralı daha da pekiştirir: Davalı, cevap dilekçesini süresinden önce (örneğin 5. günde) vermiş olsaydı bile, bu dilekçede yetki itirazını ileri sürmemişse, kalan cevap süresi içinde (örneğin 10. günde) ayrı bir dilekçeyle yetki itirazı yapamaz. Cevap dilekçesinin verilmesiyle ilk itirazları ileri sürme hakkı sona erer.