Askeri Ceza Kanunu (AsCK) m. 66'da düzenlenen 'firar' ve 'izin tecavüzü' suçları arasındaki temel fark nedir? Bu suçların 'sırf askeri suç' ve 'özgü suç' olmasının sonuçlarını açıklayınız. AsCK m. 66/2'de sayılan nitelikli (ağırlaştırıcı) haller, suçun cezasını nasıl etkilemektedir?
AsCK m. 66'daki 'firar' ve 'izin tecavüzü' suçları arasındaki temel fark, askerin birliğinden ayrılış şeklidir: 1) Firar (AsCK m. 66/1-a): Asker kişinin, kıt'asından veya görevli olduğu yerden 'izinsiz olarak' ayrılması ve bu ayrılığın kanunda belirtilen süreyi (barış zamanında 6 tam gün) aşmasıdır. Burada başlangıçtan itibaren hukuka aykırı, izinsiz bir ayrılık söz konusudur. 2) İzin Tecavüzü (AsCK m. 66/1-b): Asker kişinin, izin, istirahat veya hava değişimi gibi 'yasal bir nedenle' birliğinden ayrıldıktan sonra, dönmekle yükümlü olduğu tarihten itibaren kanunda belirtilen süreyi (barış zamanında 6 gün) mazeretsiz olarak geçirerek birliğine katılmamasıdır. Burada başlangıçtaki ayrılık hukuka uygundur, suç sonradan oluşur. Bu suçların 'sırf askeri suç' olması, sadece asker kişiler tarafından işlenebileceği ve sivil mahkemelerin değil, askeri suçlara bakmakla görevli mahkemelerin (disiplin mahkemeleri veya ceza mahkemeleri) yetkili olduğu anlamına gelir. 'Özgü suç' olmaları ise, failin 'asker kişi' sıfatını taşımasının zorunlu olduğunu ifade eder. Askerlikten terhis olmuş veya askerliğe elverişli olmadığı anlaşılan bir kişi bu suçları işleyemez. AsCK m. 66/2'de sayılan nitelikli haller ise suçun cezasını ağırlaştırmaktadır. Bu haller: a) Suçlunun silah, mühimmat gibi devlete ait eşyayı yanında götürmesi, b) Suçlunun hizmet yaparken (örn: nöbetteyken) kaçması, c) Suçlunun mükerrir olmasıdır. Bu hallerden birinin varlığı halinde, 1 yıldan 3 yıla kadar olan temel cezanın alt sınırı 'iki yıldan aşağı olamaz' şeklinde ağırlaştırılmıştır.