CMK m. 22'de düzenlenen 'hakimin davaya bakamayacağı haller' (yasaklılık halleri), hangi temel ceza muhakemesi ilkesini güvence altına almayı amaçlamaktadır? Bu maddede sayılan hallerden (g) bendindeki 'Aynı davada Cumhuriyet savcılığı... yapmışsa' ve (h) bendindeki 'Aynı davada tanık veya bilirkişi sıfatıyla dinlenmişse' hallerini, hakimin tarafsızlığı ve objektifliğini koruma bağlamında yorumlayınız. Bir hakimin görevsizlik kararı vermesinin, CMK m. 23/1 ('bir karar veya hükme katılan hakim, yüksek görevli mahkemece bu hükme ilişkin olarak verilecek karara katılamaz') kapsamında bir 'görüş beyanı' sayılıp sayılmayacağını, Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2014/3645 K. sayılı kararı ışığında değerlendiriniz.
CMK m. 22'de düzenlenen hakimin davaya bakamayacağı mutlak yasaklılık halleri, en temelde Anayasa m. 36 ve AİHS m. 6'da güvence altına alınan 'adil yargılanma hakkı'nın bir unsuru olan 'mahkemenin tarafsızlığı' (hem subjektif hem de objektif tarafsızlık) ilkesini korumayı amaçlamaktadır. (g) bendindeki yasaklılık, bir kişinin aynı davada hem iddia makamında (savcı) veya savunma makamında (müdafi) yer alıp hem de daha sonra yargılama makamında (hakim) bulunmasının, objektif tarafsızlık görüntüsünü zedeleyeceği ve önceden bir kanaat edindiği izlenimi yaratacağı düşüncesine dayanır. (h) bendindeki yasaklılık ise, hakimin olay hakkında bir tanık veya bilirkişi olarak kişisel bilgisi veya teknik görüşü varsa, bu bilgiyi yargılamada kullanma ve objektifliğini yitirme riski taşıdığı için öngörülmüştür. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2014/3645 K. sayılı kararına göre, bir mahkemenin 'görevsizlik kararı' vermesi, CMK m. 23/1 anlamında bir 'görüş beyanı' veya 'hükme katılma' olarak kabul edilmez. Çünkü görevsizlik kararı, davanın esasına ilişkin bir değerlendirme içermez; yalnızca mahkemenin o davaya bakma yetkisinin bulunmadığına dair usuli bir tespittir. Kararda belirtildiği üzere, hakimin görevsizlik kararının gerekçesinde suçun hukuki nitelendirmesine ilişkin yaptığı yüzeysel değerlendirmeler, dosyanın esasını inceleyerek ulaştığı nihai bir kanaat değildir ve tarafsızlığını kaybettiği anlamına gelmez. Bu nedenle, görevsizlik kararı veren bir hakim, dosyanın görevli mahkemeye gönderildikten sonra (örneğin Yargıtay'ca görev uyuşmazlığının kendi lehine çözülmesiyle) davaya bakmaya devam edebilir.