657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tabi memurlar ile 4857 sayılı İş Kanunu'na tabi işçilerin 'yıllık ücretli izin' haklarını, hizmet süresine bağlı olarak izin süreleri, iznin kullandırılma usulü (bölünebilirlik) ve kullanılmayan izinlerin durumu açısından karşılaştırınız. Memurun 'birbirini izleyen iki yılın izninin bir arada verilebilmesi' ve 'önceki yıllara ait kullanılmayan izin haklarının düşmesi' kuralları ile işçinin 'yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilememesi' ve kullanılmayan izinlerin iş akdi sona erdiğinde ücrete dönüşmesi ilkeleri arasındaki temel farkları vurgulayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #184644

Memur ve işçilerin yıllık ücretli izin hakları arasında önemli farklar bulunmaktadır: 1) İzin Süreleri: Memurlarda izin süresi iki kademelidir: 1-10 yıl hizmeti olanlar için 20 gün, 10 yıldan fazla hizmeti olanlar için 30 gündür (657 sy. DMK m.102). İşçilerde ise üç kademelidir: 1-5 yıl arası için 14 gün, 5-15 yıl arası için 20 gün, 15 yıl ve fazlası için 26 günden az olamaz (4857 sy. İş K. m.53). 2) İznin Bölünmesi: Memurlarda yıllık izinler amirin uygun bulmasıyla toptan veya kısım kısım kullanılabilir, bölünme için özel bir kural yoktur. İşçilerde ise izin, tarafların anlaşmasıyla bölünebilir ancak bir bölümünün '10 günden aşağı olmaması' zorunludur (İş K. m.56). 3) Kullanılmayan İzinlerin Durumu: Bu en temel farktır. Memurlarda, cari yıl ve bir önceki yıl hariç, daha önceki yıllara ait kullanılmayan izin hakları 'düşer', yani yanar (DMK m.103). Memuriyet sona erdiğinde kullanılmayan izinler için bir ödeme yapılmaz. İşçilerde ise 'yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemez' (İş K. m.53/2). Bu hak, anayasal dinlenme hakkının bir parçası olarak görülür. Kullanılmayan yıllık izinler yanmaz, birikir ve iş sözleşmesi herhangi bir nedenle sona erdiğinde, kullanılmayan izin sürelerine ait ücretler son ücret üzerinden işçiye 'izin ücreti' olarak ödenir (İş K. m.59).