657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48/A-5. maddesinde sayılan ve 'yüz kızartıcı suçlar' olarak da bilinen mutlak memuriyete engel suçlar nelerdir? Bu suçlardan birinden mahkum olan bir kişinin cezasının affa uğramasının veya ertelenmesinin memuriyet statüsüne etkisini açıklayınız. Kasten işlenen bir suçtan dolayı alınan '1 yıl hapis cezasının' memuriyete etkisini, bu cezanın adli para cezasına çevrilmesi olasılığıyla birlikte değerlendiriniz. Ayrıca, 'hükmün açıklanmasının geri bırakılması' (HAGB) kararının memuriyete engel olup olmadığını tartışınız.
657 sayılı DMK m. 48/A-5, memuriyete mutlak olarak engel teşkil eden suçları iki grupta toplamıştır: 1) Katalog Suçlar: Affa uğramış olsalar bile, zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık gibi suçlardan mahkum olmak. Bu suçlardan alınan mahkumiyetin süresi veya türü (hapis, adli para cezası) önemli değildir ve cezanın ertelenmesi de sonucu değiştirmez. 2) Süreye Bağlı Engel: Kasten işlenen bir suçtan dolayı 'bir yıl veya daha fazla süreyle' hapis cezasına mahkum olmak. Bu durumda, ceza 1 yıldan az ise memuriyete engel değildir. 1 yıl hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi durumunda, Danıştay içtihatları ve Devlet Personel Başkanlığı görüşleri uyarınca, artık bir 'hapis cezası mahkumiyeti' söz konusu olmadığından memuriyete engel teşkil etmeyeceği kabul edilmektedir. Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) ise, CMK m. 231 uyarınca sanık hakkında hukuki bir sonuç doğurmayan bir karardır. Denetim süresi sonunda dava düştüğü için ortada bir 'mahkumiyet' bulunmaz. Bu nedenle, hangi suçtan verilirse verilsin (katalog suçlar dahil), HAGB kararı tek başına memuriyete engel teşkil etmez. (Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun yerleşik içtihadı bu yöndedir).