Tüketici kredisi sözleşmesinde temerrüde düşen borçlunun maaş hesabına, bankanın sözleşmedeki 'hapis, mahsup ve takas' yetkisine dayanarak bloke koyması ve kesinti yapması, İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 83/a maddesi ışığında nasıl değerlendirilmelidir? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun (E. 2017/672, K. 2020/840) kararında ortaya konan mantığı açıklayarak, kredi sözleşmesinde yer alan bu tür genel yetki hükümlerinin neden 'haczedilemezlikten önceden feragat' olarak nitelendirildiğini ve geçersiz sayıldığını izah ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #184636

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ilgili kararında benimsediği görüşe göre, tüketici kredisi sözleşmesinde yer alan ve borçlunun temerrüdü halinde bankaya, nezdindeki tüm hesapları üzerinde hapis, mahsup ve takas yetkisi veren genel nitelikteki hükümler, İİK m. 83/a kapsamında geçersizdir. Bunun temel nedeni, bu tür hükümlerin 'haczedilemezlikten önceden feragat' niteliği taşımasıdır. İİK m. 83, maaş ve ücretlerin ancak borçlu ve ailesinin geçimi için gerekli miktar tenzil edildikten sonra ve en fazla dörtte birinin haczedilebileceğini düzenleyen emredici bir hükümdür. Maddenin (a) bendi ise, bu haktan 'önceden yapılan anlaşmalarla' feragat edilmesini açıkça yasaklamıştır. Kanun koyucunun amacı, borçluyu, sözleşme kurulurken içinde bulunduğu zor durumdan faydalanılarak gelecekteki yaşam hakkını tehlikeye atacak taahhütler vermekten korumaktır. Yargıtay, kredi sözleşmesinin imzalandığı anda verilen bu genel mahsup yetkisini, borcun muacceliyetinden ve haciz aşamasından önce yapılmış bir feragat olarak değerlendirmekte ve bu nedenle geçersiz saymaktadır. Kararda, davalı bankanın zaten icra takibi başlatarak maaşın yasal dörtte birlik kısmına haciz koydurduğu, bunun dışında kalan ve borçlunun geçimi için zorunlu olan bakiyeye sözleşmeye dayanarak el koymasının hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Bu durum, borçlunun ancak hacizden sonra ve serbest iradesiyle maaşının daha fazlasının kesilmesine muvafakat edebileceği, ancak sözleşme aşamasındaki genel ve soyut feragatin geçerli olmayacağı ilkesini pekiştirmektedir.