CMK m. 273/5, Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunda gerekçe gösterme zorunluluğunu düzenlemektedir. Metin yazarı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun (YCGK) gerekçesiz savcı istinafının 'açıklattırılması', açıklattırılamaması halinde ise 'sanık lehine' sayılması yönündeki içtihadını neden eleştirmektedir? Yazarın, gerekçesiz başvurunun baştan itibaren geçersiz sayılması ve CMK m. 276/1 uyarınca reddedilmesi gerektiği yönündeki alternatif çözüm önerisinin hukuki dayanaklarını ve 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesinin bu duruma neden uygulanamayacağını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #184635

Metin yazarı, YCGK'nın 23.10.2024 tarihli içtihadını iki temel nedenle eleştirmektedir: 1) Hukuki Geçerlilik Sorunu: Yazara göre, CMK m. 273/5'in emredici hükmü uyarınca gerekçe, başvurunun kurucu unsurudur. Gerekçesiz bir başvuru, hukuken yok hükmünde olmalı ve baştan itibaren geçersiz sayılmalıdır. YCGK'nın bu başvuruyu geçerli kabul edip 'açıklattırılması' yoluna gitmesi, kanunun emredici hükmünü dolanmak anlamına gelir. Yazar, bu durumun, savcının başlangıçta belirsiz olan talebini sonradan sanık aleyhine gerekçelendirmesi gibi hukuki güvenlik ve öngörülebilirlikle bağdaşmayan sonuçlara yol açabileceğini savunmaktadır. 2) 'Şüpheden Sanık Yararlanır' İlkesinin Yanlış Uygulanması: Yazar, YCGK'nın 'açıklattırılamayan' başvurunun sanık lehine sayılması gerektiği yönündeki kabulünün, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesinin hatalı yorumlanmasından kaynaklandığını belirtmektedir. Bu ilke, suçun sübutu veya vasfı gibi maddi olaya ilişkin şüphelerde uygulanır; savcının niyetinin belirsiz olduğu bir usuli işlemde uygulanamaz. Yazarın alternatif çözüm önerisi ise şudur: Gerekçesiz savcı istinafı, CMK m. 273/5'e açıkça aykırı olduğundan, kanuni şartları taşımayan bir başvuru olarak CMK m. 276/1 uyarınca 'istinaf talebinin reddine' karar verilerek (itirazı kabil olmak üzere) usulden reddedilmelidir. Bu yaklaşım, kanunun açık lafzına ve ceza muhakemesinin şekilciliğine daha uygun bir çözüm olacaktır.