HMK m. 275/1 uyarınca bir bilirkişinin, 'uzman kimliği bulunan başka bir bilirkişi ile işbirliğine ihtiyaç duyduğunu' mahkemeye bildirmesi ne anlama gelir? Bu durum, tek bir bilirkişinin raporunun yetersiz kalacağı hangi tür uyuşmazlıklarda ortaya çıkabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #184623

Bilirkişinin, 'başka bir bilirkişi ile işbirliğine ihtiyaç duyduğunu' bildirmesi, uyuşmazlığın çözümünün tek bir uzmanlık alanının bilgisiyle mümkün olmadığını, birden fazla farklı disiplinin kesişiminde yer alan bir konunun incelenmesi gerektiğini ifade eder. Bu, bilirkişinin kendi uzmanlık alanının sınırlarını bilmesi ve raporun eksiksiz olması için başka bir uzmanlığa ihtiyaç duyduğunu dürüstçe beyan etmesidir. Bu durum, özellikle karmaşık ve çok yönlü teknik uyuşmazlıklarda ortaya çıkar. Metindeki Yargıtay 3. Hukuk Dairesi kararında (2014/21255 E.) yer alan orman yangını davası buna iyi bir örnektir. Davada, yangının elektrik hattından kaynaklandığı iddia edilmektedir. Bu uyuşmazlığın çözümü için; yanan ağaçların ve ormanlık alanın zararının tespiti 'orman mühendisliği' uzmanlığını, yangının çıkış sebebinin, hattaki bir arızanın, kısa devrenin veya ihmalin olup olmadığının tespiti ise 'elektrik mühendisliği' uzmanlığını gerektirir. Sadece orman mühendisinin veya sadece elektrik mühendisinin vereceği rapor eksik kalacaktır. Benzer şekilde; bir tıbbi uygulama hatası (malpraktis) davasında hem ilgili tıp dalından bir uzman (örn: kadın doğum uzmanı) hem de hastane yönetimi ve standartlarıyla ilgili bir uzmanın görüşü gerekebilir. Bir inşaat ayıbı davasında, hem 'inşaat mühendisi' (taşıyıcı sistem için) hem de 'mimar' (proje ve estetik uygunluk için) veya 'makine mühendisi' (tesisat için) işbirliği yapabilir. Bilirkişi bu ihtiyacı HMK m. 275 uyarınca mahkemeye bildirdiğinde, mahkeme genellikle farklı uzmanlıklara sahip kişilerden oluşan bir 'bilirkişi heyeti' görevlendirir.