İzinsiz fotoğraf çekme eylemi, TCK m. 139 uyarınca şikayete tabi bir suçtur. Bu durum, mağdurun 'maddi ve manevi tazminat davası' açma hakkını zaman aşımı açısından nasıl etkiler?
Bu iki süreç (ceza şikayeti ve tazminat davası) birbirinden bağımsız zamanaşımı sürelerine tabidir, ancak ceza davası süreci hukuk davasını etkileyebilir. Ayrıntılar şöyledir: 1) Ceza Şikayet Süresi: TCK m. 139, özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçların (m. 132-138) soruşturulmasının 'şikayete bağlı' olduğunu belirtir. TCK m. 73'e göre, şikayet süresi, mağdurun 'fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren altı ay'dır. Bu süre hak düşürücü bir süredir; süresinde şikayet yapılmazsa, ceza davası açma hakkı ortadan kalkar. 2) Tazminat Davası Zamanaşımı: İzinsiz fotoğraf çekmek ve paylaşmak, aynı zamanda bir 'haksız fiil'dir (Türk Borçlar Kanunu m. 49). Haksız fiilden doğan tazminat davası için zamanaşımı süresi, metinde de belirtildiği gibi, TBK m. 72'ye göre 'mağdurun zararı ve tazminat yükümlüsünü (faili) öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yıl'dır. 3) Ceza Zamanaşımının Etkisi: Ancak, TBK m. 72'nin son cümlesi önemli bir istisna getirir: 'Tazminat, ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, o zamanaşımı uygulanır.' TCK m. 134 ve 136'daki suçların dava zamanaşımı süresi (TCK m. 66) 8 yıldır. Bu süre, TBK'daki 2 yıllık süreden daha uzun olduğu için, mağdur, faili ve fiili öğrendikten sonra 2 yıl geçse bile, 8 yıllık ceza zamanaşımı süresi dolmadığı müddetçe tazminat davası açabilir. Özetle, 6 aylık şikayet süresinin kaçırılması sadece ceza davası açma hakkını ortadan kaldırır; mağdurun daha uzun olan ceza zamanaşımı süresi (8 yıl) içinde tazminat davası açma hakkı devam eder.