5320 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca CMK gereği görevlendirilen müdafi ve vekile ödenecek ücretin, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'na dayanan genel Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nden 'ayrık' olarak belirlenmesinin hukuki anlamı nedir?
Bu 'ayrıklık' (farklılık), zorunlu müdafilik ve vekillik hizmetinin niteliğinden ve finansman modelinden kaynaklanmaktadır. Hukuki anlamı şudur: 1) Ücretin Muhatabı ve Kaynağı Farklıdır: Genel tarifedeki ücret, avukat ile müvekkili arasındaki özel hukuk sözleşmesine dayanır ve müvekkil tarafından ödenir. CMK gereği atanan müdafi veya vekilin ücreti ise, bir kamu hizmetinin karşılığıdır ve sanık/mağdur tarafından değil, doğrudan 'Adalet Bakanlığı bütçesinden' ödenir. 2) Belirleme Usulü Farklıdır: Genel AAÜT, TBB tarafından hazırlanır ve Adalet Bakanlığı'nın onayıyla yürürlüğe girer. CMK ücret tarifesi ise, 'Türkiye Barolar Birliğinin görüşü alınarak Adalet ve Maliye bakanlıkları tarafından birlikte' tespit edilir. Yani belirleme sürecinde Maliye Bakanlığı'nın doğrudan taraf olması, bunun bir bütçe meselesi olduğunu gösterir. 3) Miktarlar Farklıdır: Bu farklı usul ve kaynak nedeniyle, CMK tarifesindeki ücretler, genellikle aynı iş için genel AAÜT'de öngörülen ücretlerden daha düşüktür. Bu durum, hizmetin kamusal niteliği ve seri bir şekilde çok sayıda dosyaya atanma durumu gözetilerek, bütçe imkanları dahilinde bir standart oluşturma amacından kaynaklanır. 4) Yargılama Gideri Niteliği: Metinde de belirtildiği gibi, 5320 sayılı Kanun m. 13'e göre bu ücret 'yargılama gideri' sayılır. Bu, eğer sanık mahkum olursa, Hazine'nin ödediği bu ücreti daha sonra sanıktan rücuen talep edebileceği anlamına gelir. Özetle 'ayrıklık', CMK hizmetinin kamusal niteliğini, farklı finansman kaynağını ve standart bir ücretlendirme rejimini ifade eder.