Ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulması (TCK m. 223) suçu ile iş ve çalışma hürriyetinin ihlali (TCK m. 117) suçu arasındaki ayrım nasıl yapılır? Metindeki Yargıtay 14. Ceza Dairesi kararında, biçerdöverin önünü kesme eylemi neden TCK m. 223 kapsamında değerlendirilmemiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #184616

Bu iki suç arasındaki ayrım, failin 'özel kastı'na, yani eylemiyle ulaşmayı hedeflediği nihai amaca göre yapılır. TCK m. 223 (Ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulması), failin amacının, ulaşım aracının kendisinin hareket serbestisini engellemek olduğu durumlarda uygulanır. Korunan hukuki değer, 'ulaşım güvenliği ve hürriyeti'dir. TCK m. 117 (İş ve çalışma hürriyetinin ihlali) ise, failin amacının, bir kimsenin mesleki veya ticari bir faaliyetini cebir veya tehditle engellemek olduğu durumlarda uygulanır. Korunan hukuki değer, 'iş ve çalışma özgürlüğü'dür. Metindeki Yargıtay 14. Ceza Dairesi kararında (2018/2551 K.), sanık, kendi tarlasını biçmeyi kabul etmeyen müştekinin, başkasının tarlasını biçmek üzere yola çıkan biçerdöverinin önünü traktörüyle keserek çalışmasını engellemiştir. Yargıtay, bu eylemi değerlendirirken, sanığın asıl amacının biçerdöverin 'ulaşımını' engellemek değil, müştekinin 'çalışmasını', yani mesleki faaliyetini (tarla biçme işini) engellemek olduğuna karar vermiştir. Bu durumda, biçerdöverin (ulaşım aracının) durdurulması, asıl amaç olan iş ve çalışma hürriyetini ihlal suçunu işlemek için kullanılan bir 'araç fiil'dir. Suçun manevi unsuru, ulaşım hürriyetine değil, çalışma hürriyetine yöneliktir. Bu nedenle Yargıtay, eylemin TCK m. 223'ü değil, TCK m. 117'deki iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçunu oluşturduğuna hükmetmiş ve bu yönde verilen mahkumiyet kararını bozmuştur.