Bir trafik kazasında, araca istiap haddinden (taşıma sınırından) fazla yolcu alınmasının, sigortacının sigortalıya rücu hakkını doğurabilmesi için hangi ek şartın gerçekleşmesi gerekir? Metindeki Yargıtay 17. Hukuk Dairesi kararında (2013/9974 E.) bu konu nasıl ele alınmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #184613

Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (Trafik Sigortası) Poliçesi Genel Şartları'na göre, sigortacının ödediği tazminatı sigortalısına rücu edebileceği haller sınırlı olarak sayılmıştır. Bunlardan biri de, kazanın 'yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması yüzünden meydana gelmiş olması'dır. Ancak, araca istiap haddinden fazla yolcu alınmış olması, tek başına sigortacının rücu hakkını doğurmaz. Metindeki Yargıtay 17. Hukuk Dairesi kararında da vurgulandığı gibi, rücu hakkının doğabilmesi için 'uygun illiyet (nedensellik) bağı'nın varlığı zorunludur. Yani, kazanın meydana gelmesi ile istiap haddinin aşılması arasında doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi bulunmalıdır. Örneğin, fazla yük nedeniyle frenlerin tutmaması, fazla yolcu nedeniyle aracın manevra kabiliyetini kaybetmesi gibi. Eğer kaza, istiap haddinin aşılmasından tamamen bağımsız bir nedenle (örneğin, karşıdan gelen aracın kırmızı ışıkta geçmesi) meydana gelmişse, sigortalının araca fazla yolcu almış olmasının kazanın oluşumuna bir etkisi olmadığından, sigortacının rücu hakkı doğmaz. Yargıtay kararında mahkemenin, uzman bilirkişi kurulundan (İTÜ Trafik Kürsüsü, Karayolları Fen Heyeti gibi) 'istiap haddinden fazla yolcu alınması ile kazanın meydana gelmesi arasında uygun nedensellik bağının bulunup bulunmadığı' konusunda ayrıntılı ve gerekçeli bir rapor alarak karar vermesi gerektiğini belirtmiştir. Bu bağ kurulmadan rücu talebinin kabulü hukuka aykırı olur.