5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca Yargıtay'ın 'temyiz isteminin esastan reddi' kararı ile 304/2. maddesi uyarınca verdiği 'bozma' kararı arasındaki temel fark nedir ve bu kararlar sonrası dosyanın gönderildiği merci neden farklıdır?
Bu iki karar, Yargıtay'ın temyiz incelemesi sonucunda vardığı iki zıt hukuki sonucu ifade eder ve bu nedenle dosyanın sonraki akıbetini farklı şekilde belirler. 1) Temyiz İsteminin Esastan Reddi (CMK m. 302/1): Bu karar, Yargıtay'ın, temyiz başvurusunu inceledikten sonra, hükmü veren Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) kararında hukuka aykırı bir yön bulmadığı ve temyiz sebeplerini yerinde görmediği anlamına gelir. Yani Yargıtay, BAM kararını 'onanmış' olur. Bu durumda, yargılama süreci sona ermiş ve hüküm kesinleşmiştir. Bu nedenle, metindeki CMK m. 304/1'e göre dosya, artık infaz veya diğer kesinleşme işlemlerinin yapılması için 'ilk derece mahkemesine' gönderilir. BAM'a ise sadece kararın bir örneği bilgi için yollanır. 2) Bozma Kararı (CMK m. 304/2): Bu karar, Yargıtay'ın, BAM kararında bir veya daha fazla hukuka aykırılık tespit ettiği ve bu aykırılığın düzeltilerek onanacak türden olmadığı anlamına gelir. Yargıtay, BAM kararını 'hukuka aykırı' bularak ortadan kaldırır. Bu durumda yargılama süreci sona ermemiştir; yeniden bir yargılama yapılması ve hukuka aykırılığın giderilmesi gerekir. Bu nedenle, CMK m. 304/2 uyarınca dosya, 'yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere hükmü bozulan bölge adliye mahkemesine' veya Yargıtay'ın uygun göreceği başka bir BAM'a gönderilir. Farkın temeli, 'esastan ret' kararının yargılamayı sonlandırıp hükmü kesinleştirmesi, 'bozma' kararının ise yargılamanın devam etmesini gerektirmesidir. Dosyanın gönderildiği merci de bu amaca göre belirlenir.