Hukuka aykırı olarak elde edilen bir delil (örneğin, usulsüz bir arama sonucu ele geçirilen bir eşya), Yüce Divan yargılamasında hükme esas alınabilir mi? Bu konuyu 'delil serbestisi' ve 'hukuka aykırı delillerin değerlendirilmesi yasağı' ilkeleri çerçevesinde tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #184602

Hayır, hukuka aykırı olarak elde edilen bir delil Yüce Divan yargılamasında da hükme esas alınamaz. Yüce Divan, bir ceza yargılaması yaptığı için, ceza muhakemesinin temel ilkelerine tabidir. Bu ilkeler şunlardır: Delil Serbestisi (CMK m. 217/2): Ceza muhakemesinde, suçu ispat için her şey delil olabilir. Kanun bir delil türü sınırlaması yapmamıştır. Ancak bu serbesti, mutlak değildir. Hukuka Aykırı Delillerin Değerlendirilmesi Yasağı (Anayasa m. 38/6, CMK m. 206/2-a, m. 217/2): 'Delil serbestisi' ilkesinin en önemli sınırı budur. Anayasa ve CMK, hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen bulguların delil olarak kabul edilemeyeceğini ve hükme esas alınamayacağını emreder. Bu yasak, 'zehirli ağacın meyvesi de zehirlidir' prensibi olarak da bilinir ve adil yargılanma hakkının temel bir güvencesidir. Metinde Yüce Divan'ın CMK hükümlerini uygulamak zorunda olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla, Yüce Divan'ın delilleri değerlendirirken bağlı olduğu temel kural CMK m. 217'dir. Bu maddeye göre hakim (Yüce Divan heyeti), kararını ancak duruşmaya getirilmiş, huzurunda tartışılmış ve 'hukuka uygun' olarak elde edilmiş delillere dayandırabilir. Yüce Divan'ın yargıladığı kişilerin konumu veya suçların niteliği, bu temel anayasal ve yasal kuralı değiştirmez. Usulsüz bir arama sonucu elde edilen bir eşya, hukuka aykırı bir delildir ve Yüce Divan tarafından da sanık aleyhine kullanılamaz.