TCK m. 223/4 ve 223/5'te yer alan özel içtima hükümleri, 'ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulması' suçunun, 'kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' ve 'kasten yaralama' suçlarıyla olan ilişkisini nasıl düzenlemektedir?
TCK m. 223/4 ve 223/5, bu suçların bir arada işlenmesi durumunda hangi hükümlerin uygulanacağını belirleyen özel içtima (birleşme) kurallarıdır. Bu kurallar, genel fikri içtima (TCK m. 44) veya zincirleme suç (TCK m. 43) kurallarının uygulanmasını engelleyerek özel bir çözüm getirir. 1) Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma (TCK m. 223/4): Bu fıkra, 'Bu suçların işlenmesi sırasında kişilerin hürriyetinin tahdit edilmesi dolayısıyla ayrıca cezaya hükmolunur.' demektedir. Bu, 'gerçek içtima' kuralının bir uygulamasıdır. Ulaşım aracının kaçırılması fiili, doğal olarak içinde bulunan kişilerin hareket serbestisini bir miktar kısıtlar. Ancak kanun koyucu, bu basit kısıtlamanın ötesinde, TCK m. 109 anlamında ayrıca bir 'kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçunun unsurları oluşmuşsa (örneğin, yolcuların belirli bir yere kilitlenmesi, tehditle hareket etmelerinin engellenmesi), failin hem TCK m. 223'ten (araç kaçırma) hem de TCK m. 109'dan (hürriyeti tahdit) ayrı ayrı cezalandırılacağını belirtmiştir. Bu, eylemin haksızlık içeriğinin arttığını kabul eder. 2) Kasten Yaralama (TCK m. 223/5): Bu fıkra ise daha farklı bir çözüm benimser. Fıkraya göre, araç kaçırma suçu işlenirken işlenen 'basit kasten yaralama' (TCK m. 86/2) suçu, TCK m. 223'ün içinde erir ve bunun için ayrıca ceza verilmez. Basit yaralama, TCK m. 223'teki 'cebir' unsurunun bir parçası sayılır. Ancak, eğer kasten yaralama suçunun 'neticesi sebebiyle ağırlaşmış halleri' (TCK m. 87) gerçekleşirse (örneğin, yaralama sonucu kemik kırığı oluşması, duyu veya organ kaybı yaşanması, ölüm meydana gelmesi), bu durumda faile hem TCK m. 223'ten hem de TCK m. 87'deki nitelikli yaralama suçundan ayrı ayrı ceza verilir. Bu da yine gerçek içtima kuralının özel bir uygulamasıdır.