Bir bilirkişi raporunun, uyuşmazlığın çözümü için gerekli olan farklı bir uzmanlık alanını (örneğin, elektrik yangınında elektrik mühendisi görüşü) içermemesi, o raporun hukuki değerini nasıl etkiler? Metindeki Yargıtay 3. Hukuk Dairesi kararında (2014/21255 E.), mahkemenin bu durumda izlemesi gereken yol nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #184584

Bir bilirkişi raporunun, uyuşmazlığın çözümü için kritik öneme sahip bir uzmanlık alanını dışarıda bırakması, o raporu 'hüküm kurmaya elverişsiz' hale getirir. Bilirkişilik, HMK m. 266'ya göre 'çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde' başvurulan bir delil olduğundan, raporun bu özel ve teknik bilgiyi tam olarak yansıtması gerekir. Metindeki Yargıtay 3. Hukuk Dairesi kararı (2014/21255 E.), bu durumu somutlaştırmaktadır. Olay, bir elektrik dağıtım hattından kaynaklandığı iddia edilen orman yangınıdır. Mahkeme, sadece orman yüksek mühendisi ve hukukçudan oluşan bir heyetten rapor alarak hüküm kurmuştur. Yargıtay, yangının kaynağının ve davalı elektrik şirketinin kusurunun tespiti için 'elektrik mühendisi' uzmanlığının zorunlu olduğunu belirtmiştir. Bu uzmanlık olmadan hazırlanan raporun, uyuşmazlığın teknik boyutunu aydınlatmaktan uzak ve dolayısıyla yetersiz olduğunu kabul etmiştir. Yargıtay'a göre, bu durumda mahkemenin izlemesi gereken yol şudur: Mahkeme, eksik uzmanlığı da içeren (olayda elektrik mühendisi ve orman mühendisi) yeni bir bilirkişi heyeti oluşturmalı, bu heyetten tarafların itirazlarını da karşılayan, bilimsel verilere dayalı, denetime elverişli yeni bir rapor almalı ve ancak ondan sonra tüm delilleri birlikte değerlendirerek bir karar vermelidir. Yetersiz bir rapora dayanarak hüküm kurulması, eksik inceleme nedeniyle bozma sebebidir.