CMK m. 22'de düzenlenen 'hakimin davaya bakamayacağı haller', yargılamanın hangi aşamasında ileri sürülebilir ve bu hallerden birinin varlığına rağmen verilen bir kararın hukuki sonucu ne olur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #184580

CMK m. 22'de sayılan 'hakimin davaya bakamayacağı haller' (yasaklılık halleri), hakimin tarafsızlığını mutlak ve kesin olarak ortadan kaldırdığı kabul edilen durumlardır (örneğin suçtan zarar görmüş olması, sanıkla kan veya kayın hısımlığı bulunması, aynı davada daha önce savcılık veya müdafilik yapmış olması). Bu hallerin varlığı, 'mutlak bozma nedeni' sayılır ve kamu düzenindendir. Bu nedenle, yasaklılık halleri, metindeki Yargıtay 3. Ceza Dairesi kararının gerekçesinde de belirtildiği gibi, 'yargılamanın her aşamasında' ileri sürülebilir. Tarafların bu durumu ileri sürmesi için belirli bir süre yoktur. Hatta hakim, durumu fark ettiğinde kendiliğinden davadan çekilmek zorundadır. Yasaklılık hallerinden birinin varlığına rağmen hakimin davaya bakmaya devam etmesi ve bir karar (ara karar veya son karar) vermesi durumunda, bu karar hukuken 'yok hükmünde' sayılmaz ancak 'mutlak hukuka aykırılık' teşkil eder. Bu durum, kanun yolu (istinaf/temyiz) incelemesinde re'sen (kendiliğinden) dikkate alınır ve başka hiçbir inceleme yapılmaksızın kararın bozulmasına neden olur. Çünkü yasaklı bir hakimin katıldığı bir yargılamanın adil ve tarafsız olduğu kabul edilemez, bu durum adil yargılanma hakkının özünü zedeler.