Bir adayın memuriyete girmeden önceki borçları nedeniyle, memur olduktan sonra hakkında icra takipleri yapılması ve maaşına haciz gelmesi, 657 sayılı DMK veya 7068 sayılı Kanun kapsamında doğrudan bir disiplin suçu oluşturur mu? Metindeki idare mahkemesi kararının bu konudaki yaklaşımını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #184577

Metinde yer alan Van 3. İdare Mahkemesi kararına göre, bu durum doğrudan bir disiplin suçu oluşturmaz. Kararın temel mantığı, disiplin hukukunun 'memuriyet statüsü' ve 'kamu görevinin ifası' ile ilgili fiilleri cezalandırmasıdır. Mahkemenin yaklaşımı şu şekilde özetlenebilir: 1) Fiilin Zamanı: Disiplin suçuna konu olan 'borçlanma' fiili, davacının henüz memur olmadığı, sivil bir vatandaş olduğu dönemde gerçekleşmiştir. Disiplin hukuku kuralları, kural olarak, kişinin memuriyet statüsünü kazandıktan sonraki eylemlerine uygulanır. 2) Suçun Unsuru: 7068 sayılı Kanun'da yer alan 'borçlanıp ödememeyi alışkanlık haline getirmek' fiili, memuriyet sıfatının getirdiği itibar ve güveni kötüye kullanmayı cezalandırmayı amaçlar. Memur olmadan önceki bir borçlanma, bu sıfatın kötüye kullanılması unsurunu taşımaz. 3) Sebep Unsurunda Sakatlık: İdare, memuriyet öncesi bir duruma dayanarak disiplin cezası vermiştir. Mahkeme, 'memuriyetten önceki fiilin disiplin hukuku yönünden yasaklanan ya da ifa edilmeyen eylemler kapsamında kabul edilemeyeceğini' belirterek, disiplin cezası işleminin 'sebep' unsurunun hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. 4) Sonuç: Dayanak disiplin cezası hukuka aykırı olduğundan, bu cezaya dayanılarak 657 sayılı DMK m. 57 uyarınca aday memurun ilişiğinin kesilmesi işlemi de dayanaksız kalmış ve iptal edilmiştir. Dolayısıyla, sadece memuriyetten önceki borçlar nedeniyle icralık olmak, tek başına memuriyetten sonra bir disiplin suçu oluşturmaz.