HMK m. 116 uyarınca bir 'ilk itiraz' olan yetki itirazının, cevap dilekçesi verildikten sonra fakat cevap süresi dolmadan ayrı bir dilekçeyle ileri sürülmesi mümkün müdür? HMK m. 131 bu duruma nasıl bir çözüm getirmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #184575

Hayır, mümkün değildir. HMK, usul işlemlerinin belirli bir düzen ve hız içinde yürümesi için kesin kurallar getirmiştir. HMK m. 116, yetkinin kesin olmadığı durumlarda yetki itirazını bir 'ilk itiraz' olarak tanımlar. HMK m. 117 ise ilk itirazların tamamının 'cevap dilekçesinde' bir bütün olarak ileri sürülmesi gerektiğini belirtir. Bu kuralın en keskin uygulaması ise metinde de tartışılan HMK m. 131'de yer alır. HMK m. 131, 'Cevap dilekçesinin verilmesinden sonra, cevap süresi dolmamış olsa bile ilk itirazlar ileri sürülemez.' hükmünü amirdir. Bu hükmün anlamı şudur: Davalı, cevap dilekçesini mahkemeye sunduğu an, usule ilişkin tüm itirazlarını ileri sürmüş veya bu haklarından zımnen feragat etmiş sayılır. Dava artık esasa girmiştir. Davalının, yasal cevap süresinin (genellikle iki hafta) henüz dolmamış olmasından faydalanarak, daha sonra ayrı bir dilekçeyle yetki, tahkim gibi bir ilk itirazı ileri sürmesi hukuken mümkün değildir. Metindeki Yargıtay 11. Hukuk Dairesi kararı (2014/13339 E.) da bu durumu teyit eder. Yargıtay, cevap süresi içinde olsa bile, esasa ilişkin cevap dilekçesinden sonra yapılan yetki itirazının süresinde olmadığını kabul ederek, ilk derece mahkemesinin yetkisizlik kararını bozmuştur. Bu kural, dürüstlük kuralının bir yansımasıdır ve yargılamanın kötü niyetli olarak uzatılmasını engeller.