6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 324/4. maddesinde düzenlenen, 'devlete ait yargılama giderlerinin terkin edilmesi' kuralının uygulanmasında, kanun yollarına başvuru masraflarının rolü nedir? Metindeki Yargıtay 12. Ceza Dairesi kararında bu konu nasıl ele alınmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #184564

6100 sayılı HMK m. 324/4, 6183 sayılı Kanun'un 106. maddesindeki terkin sınırının (2024 yılı için 40 TL gibi küçük bir miktar) altında kalan devlete ait yargılama giderlerinin Hazine üzerinde bırakılmasına, yani sanıktan veya davalıdan tahsil edilmemesine karar verileceğini düzenler. Bu, usul ekonomisi gereği küçük meblağların takibi için masraf yapılmasını önlemeyi amaçlar. Ancak bu kuralın uygulanması, yargılama giderlerinin toplam miktarının kesin olarak belli olmasına bağlıdır. Metindeki Yargıtay 12. Ceza Dairesi kararı (2015/5014 E.), bu noktada önemli bir tespitte bulunmaktadır. Kararda, ilk derece mahkemesi aşamasında yapılan yargılama gideri terkin sınırının altında kalsa bile, kararın henüz kesinleşmediği ve tarafların kanun yoluna (istinaf/temyiz) başvurabileceği belirtilmiştir. CMK m. 330 uyarınca, kanun yoluna başvuran taraf haksız çıkarsa, bu başvuru nedeniyle oluşan masraflar (posta, harç vb.) da kendisine yüklenecektir. Dolayısıyla, ilk derece mahkemesi karar verirken, ileride kanun yolu masraflarının eklenmesiyle toplam yargılama giderinin terkin sınırını aşma ihtimali vardır. Bu nedenle Yargıtay, 'bu aşamada henüz yargılama giderlerinin miktarının tam olarak belirlenmediğini' ve ilk derece mahkemesinin, terkin sınırının altında kaldığı gerekçesiyle giderin Hazine üzerinde bırakılmasına karar vermesinin zorunlu olmadığını belirtmiştir. Bu hususun, tüm kanun yolu aşamaları bittikten sonra 'infaz aşamasında' gözetilebileceğini ifade ederek, ilk derece mahkemesinin kararını bu yönden bozmamıştır.