TCK m. 112'de düzenlenen 'eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi' suçunun maddi unsuru olan seçimlik hareketler nelerdir? Bu suçun oluşumu için 'cebir veya tehdit' kullanılması zorunlu bir unsur mudur?
TCK m. 112, eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi suçunun maddi unsurunu oluşturan fiilleri üç bent halinde 'seçimlik hareket' olarak düzenlemiştir. Yani bu hareketlerden herhangi birinin yapılması suçun oluşumu için yeterlidir. Bu hareketler şunlardır: a) Devletçe veya izinle yürütülen eğitim ve öğretim faaliyetlerine engel olunması (Örn: bir okulun veya kursun faaliyetlerinin topluca engellenmesi). b) Bir kişinin bireysel olarak eğitim ve öğretim hakkını kullanmasına engel olunması (Örn: bir babanın kız çocuğunu okula göndermemesi). c) Öğrencilerin toplu olarak oturdukları binalara (yurt, pansiyon vb.) veya eklentilerine girilmesine veya orada kalınmasına engel olunması. Suçun işleniş biçimine gelince, madde metni 'Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla...' demektedir. Bu ifade, 'cebir veya tehdit'in zorunlu bir unsur olmadığını göstermektedir. Cebir veya tehdit, suçu işlemenin yollarından biridir. Ancak suç, bunlar kullanılmadan, 'hukuka aykırı başka bir davranışla' da işlenebilir. Metindeki Yargıtay kararında (8. CD - 2007/3946) da görüldüğü gibi, bahçe duvarındaki tel örgüleri keserek okul bahçesine girip eğitime ara verilmesine neden olmak gibi fiiller, doğrudan bir cebir veya tehdit içermese de 'hukuka aykırı başka bir davranış' kapsamında değerlendirilerek suçu oluşturabilir. Dolayısıyla, cebir veya tehdit, suçun nitelikli hali değil, seçimlik hareketlerinden biridir.