HMK m. 275 uyarınca bir bilirkişinin, kendisine tevdi edilen görevi kabulden kaçınmasını haklı kılan mazeretler neler olabilir? Bilirkişinin görevi kabul etmesine rağmen incelemeyi yapabilmek için ek bilgi veya belgeye ihtiyaç duyması halinde izlemesi gereken usul nedir?
HMK m. 275, bilirkişinin görevlendirme sonrası mahkemeyi bilgilendirme yükümlülüğünü düzenler. Görevi kabulden kaçınmayı haklı kılan mazeretler, HMK'daki bilirkişilikle ilgili genel hükümlerden (özellikle HMK m. 272 - Bilirkişilikten kaçınma hakkı) ve hakimin reddi sebeplerine ilişkin hükümlerden (HMK m. 34-36) kıyasen çıkarılabilir. Bu mazeretler şunlar olabilir: 1) Konunun Uzmanlık Alanına Girmemesi: Bu en temel mazerettir ve bilirkişi bunu derhal bildirmelidir. 2) Yasaklılık ve Ret Sebepleri: Bilirkişi, davanın taraflarından biriyle HMK m. 34-36'da sayılan (akrabalık, menfaat çatışması, husumet vb.) bir ilişki içindeyse görevi kabul edemez. Bu durum tarafsızlığını zedeler. 3) Geçerli Diğer Mazeretler: Ağır hastalık, yurtdışında bulunma, aynı anda çok yoğun başka bilirkişilik görevlerinin olması gibi görevi zamanında ve layıkıyla yapmasını engelleyecek objektif ve ciddi mazeretler de kabul edilebilir. Bilirkişi görevi kabul ettiğinde, eğer incelemesini yapabilmek için ek bilgi veya belgeye (örneğin, şirketin ticari defterleri, projenin detay çizimleri, ek tanık beyanları) ihtiyaç duyuyorsa, izlemesi gereken usul HMK m. 275/2'de belirtilmiştir. Buna göre bilirkişi, bu ihtiyacını 'bir hafta içinde' kendisini görevlendiren mahkemeye bir dilekçe veya raporla bildirmeli ve bu kayıtların getirtilmesini veya gerekli tespitlerin yapılmasını talep etmelidir. Bu bildirimin amacı, yargılamanın sürüncemede kalmasını önlemek ve bilirkişinin raporunu eksiksiz ve doğru bir şekilde hazırlamasını sağlamaktır. Mahkeme bu talebi değerlendirerek gereğini yapar.