Depremde yıkılan bir binanın müteahhidinin cezai sorumluluğu belirlenirken, 'bilinçli taksir' ile 'olası kast' arasındaki ayrım nasıl yapılır? Yargıtay'ın bu konudaki kriterlerini ve bu ayrımın ceza miktarı üzerindeki etkisini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #184541

Depremde yıkılan bir binada ölüm veya yaralanma meydana geldiğinde, müteahhidin sorumluluğu genellikle 'taksirle ölüme/yaralanmaya neden olma' (TCK m. 85, 89) suçları kapsamında değerlendirilir. Ancak sorumluluğun derecesi, manevi unsurun 'basit taksir', 'bilinçli taksir' veya 'olası kast' olarak belirlenmesine göre değişir. Aradaki ayrım şöyledir: Basit Taksir (TCK m. 22/2): Fail, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak, öngörülebilir bir neticeyi öngörememiştir. Cezası temel cezadır. Bilinçli Taksir (TCK m. 22/3): Fail, neticenin gerçekleşebileceğini öngörmüş, ancak 'olmaz, bir şey olmaz' diyerek, şansına veya ustalığına güvenerek hareketine devam etmiştir. Neticenin gerçekleşmesini istememiştir. Bu durumda temel ceza üçte birden yarısına kadar artırılır. Olası Kast (TCK m. 21/2): Fail, neticenin gerçekleşebileceğini öngörmüş ve 'olursa olsun' diyerek neticenin gerçekleşmesini kabullenmiş, göze almıştır. Bu durumda ceza, temel cezanın alt sınırından belirlenir ve indirim yapılmaz. Metindeki Yargıtay kararına göre kritik ayrım şudur: Fail, neticenin meydana gelme ihtimaline rağmen 'hareketinden vazgeçmiyorsa', yani sonucu kabulleniyorsa olası kast vardır. Buna karşılık, fail neticenin gerçekleşmeyeceğine dair bir umut taşıyor, 'şansa güveniyor' ancak neticenin kesin olarak gerçekleşeceğini bilseydi hareketinden vazgeçecek idiyse bilinçli taksir söz konusudur. Deprem özelinde, projeye, yönetmeliğe ve bilime aykırı malzeme kullanarak veya eksik demirle bina yapan bir müteahhidin, olası bir depremde binanın yıkılabileceğini ve insanların ölebileceğini öngörmemesi hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu neticeyi 'olursa olsun' diyerek kabullenmesi (olası kast) ile 'bizim bölgede deprem olmaz, bu bina dayanır' gibi bir düşünceyle hareket etmesi (bilinçli taksir) arasındaki ince çizgi, somut olayın delillerine (kullanılan malzemenin niteliği, projeden sapmanın boyutu vb.) göre belirlenecektir. Olası kast durumunda, fail 'kasten öldürme' suçunun cezasından indirim yapılarak (ağırlaştırılmış müebbet yerine 20-25 yıl hapis) cezalandırılırken, bilinçli taksirde 'taksirle öldürme' suçunun cezası (2-15 yıl) artırılarak uygulanır. Aradaki ceza farkı çok büyüktür.