CMK m. 22'de sayılan 'hakimin davaya bakamayacağı haller' (yasaklılık halleri) ile CMK m. 24'te düzenlenen 'hakimin reddi sebepleri' arasındaki temel fark nedir? Bir hakimin, önceki görevsizlik kararında dosyayla ilgili görüş belirtmiş olması, CMK m. 23/1 kapsamında bir yasaklılık hali oluşturur mu?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #184540

CMK m. 22'de sayılan 'hakimin davaya bakamayacağı haller' (yasaklılık), hakimin tarafsızlığını mutlak surette ortadan kaldırdığı varsayılan, objektif ve kesin durumlardır. Bu haller kamu düzenindendir ve hakim bu durumları fark ettiğinde kendiliğinden çekilmek zorundadır. Taraflar da süreye bağlı olmaksızın bu durumu ileri sürebilirler. Örnekler: suçtan zarar görmek, sanıkla akraba olmak, aynı davada daha önce savcı veya avukat olarak görev yapmak. CMK m. 24'te düzenlenen 'hakimin reddi sebepleri' ise hakimin 'tarafsızlığını şüpheye düşürecek diğer sebepler' olarak tanımlanır. Bunlar daha sübjektif, somut olayın özelliklerine göre değerlendirilecek durumlardır ve tarafların belirli süreler içinde talepte bulunmasını gerektirir. Örneğin, hakimin taraflardan biriyle husumetli olması. Metindeki Yargıtay 1. Ceza Dairesi kararı (E: 2014/3211), bir hakimin daha önce aynı dosyada 'görevsizlik' kararı vermesinin, CMK m. 23/1 ('Bir karar veya hükme katılan hâkim, yüksek görevli mahkemece bu hükme ilişkin olarak verilecek karar veya hükme katılamaz.') kapsamında bir yasaklılık hali oluşturup oluşturmayacağını tartışır. Yargıtay, görevsizlik kararının, dosyanın esasına girip suçun sübutu veya nitelendirilmesi hakkında nihai bir görüş içermediğini belirtir. Kararların gerekçeli yazılma zorunluluğu (Anayasa m. 141) gereği, görevle ilgili yapılan değerlendirmelerin, hakimin tarafsızlığını kaybettiği ve dosyayla ilgili kanaatini önceden belli ettiği anlamına gelmeyeceğini kabul eder. Dolayısıyla, sırf görevsizlik kararı vermiş olmak, CMK m. 23 anlamında bir yasaklılık hali oluşturmaz ve hakim davaya bakmaya devam edebilir.