Cumhuriyet savcısının gerekçe belirtmeksizin yaptığı istinaf başvurusunun hukuki akıbeti konusunda metinde belirtilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararı ile yazarın eleştirel görüşü arasındaki temel fark nedir? (CMK m. 273/5)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #184514

Metin, Cumhuriyet savcısının CMK m. 273/5'teki 'istinaf yoluna başvurma nedenlerini gerekçeleri ile birlikte yazılı isteminde açıkça göstermek zorundadır' şeklindeki emredici hükme rağmen gerekçesiz başvuru yapması halinde ne olacağına dair iki farklı yaklaşımı ele almaktadır. 1) Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun (23.10.2024 tarihli) Kararı: Bu karara göre, gerekçesiz başvuru geçersiz sayılmaz. Başvurunun sanık lehine mi aleyhine mi olduğunun anlaşılması için bölge adliye mahkemesi, en geç inceleme tarihine kadar bu hususu savcıya 'açıklattırmalıdır'. Eğer bu mümkün olmazsa, başvuru 'sanık lehine' yapılmış kabul edilir. Bu yaklaşım, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesinin bir yansıması olarak görülebilir ve başvurunun geçerliliğini korur. 2) Yazarın Eleştirel Görüşü: Yazar bu yaklaşıma katılmamaktadır. Yazara göre, CMK m. 273/5'in emredici hükmü karşısında, gerekçesiz bir istinaf talebi en baştan 'geçersiz' sayılmalıdır. Başvurunun sonradan açıklattırılması, savcının fikir değiştirerek başlangıçta belirsiz olan talebi sanık aleyhine gerekçelendirmesi gibi hukuka aykırı durumlara yol açabilir. Yazar, bu durumda başvurunun CMK m. 276/1 uyarınca reddedilmesi ve savcının süresi içinde yeni ve gerekçeli bir başvuru yapmasının beklenmesi gerektiğini savunmaktadır. Yazar için temel sorun, Yargıtay'ın kanunen geçersiz olması gereken bir işleme hukuki geçerlilik tanımasıdır.