Çocuk reşit olmasına rağmen eğitim hayatına devam ediyorsa, iştirak nafakasının akıbeti ne olur? Bu durumda nafakanın hukuki niteliği ve talep usulü nasıl değişir?
Türk Medeni Kanunu'na göre iştirak nafakası, kural olarak çocuğun 18 yaşını doldurmasıyla, yani ergin olmasıyla sona erer. Ancak metinde de açıkça belirtildiği gibi, çocuk reşit olmasına rağmen eğitim hayatı (örneğin üniversite eğitimi) devam ediyorsa, nafaka yükümlülüğü sona ermez, ancak hukuki niteliği değişir. Bu durumda, iştirak nafakası sona erer ve 'yardım nafakası'na (TMK m. 364) dönüşür. TMK m. 328/2, 'Çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere, eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler.' hükmünü amirdir. Bu nafakanın talep usulü de değişir. İştirak nafakası boşanma davasıyla birlikte veya sonrasında velayet hakkı sahibi ebeveyn tarafından çocuk adına istenirken, ergin olan çocuk artık dava ehliyetine sahip olduğundan, yardım nafakasını bizzat kendisi ayrı bir dava açarak anne ve/veya babasından talep etmelidir. Mahkeme, bu yeni davada çocuğun eğitim masraflarını ve ebeveynlerin mali durumunu yeniden değerlendirerek yeni bir nafaka miktarına hükmeder.