Yargıtay, hırsızlık suçunda TCK m. 145'te düzenlenen 'malın değerinin azlığı' nedeniyle ceza indirimine karar verirken hangi kriterleri göz önünde bulundurur? Bu indirim bir zorunluluk mudur yoksa mahkemenin takdirinde midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #184493

TCK m. 145, hırsızlık suçunda malın değerinin az olması halinde cezada indirim yapılabileceği gibi ceza vermekten de vazgeçilebileceğini düzenler. Yargıtay uygulamasına göre, mahkeme bu maddeyi uygularken şu kriterleri göz önünde bulundurur: 1) Suçun İşleniş Şekli ve Özellikleri: Suçun gece vakti, kilitlenmiş bir yerden veya nitelikli bir şekilde işlenmesi, indirimin daha az uygulanmasına veya hiç uygulanmamasına neden olabilir. 2) Sanığın Güttüğü Amaç: Sanığın temel bir ihtiyacını karşılamak için mi (örneğin ekmek çalmak) yoksa keyfi bir amaçla mı hareket ettiği değerlendirilir. 3) Malın Değeri: Değerin 'çok az' olması gerekir. Bu değer, her somut olaya göre, suç tarihindeki ekonomik koşullar dikkate alınarak belirlenir. Bu indirimi yapmak veya ceza vermekten vazgeçmek, mahkemenin takdirindedir; bir zorunluluk değildir. Ancak Yargıtay, takdir hakkının gerekçeli olarak kullanılmasını ve denetime elverişli olmasını aramaktadır. Metindeki Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin 2018/8101 K. sayılı kararında, 150 TL değerindeki bir bilgisayar ekranı ve 10 TL'lik maket telefonun çalındığı olayda, değerin azlığı nedeniyle ceza vermekten vazgeçilemeyecek olsa da, TCK m. 145 uyarınca 'verilen cezadan belirlenecek oranda indirim yapılması gerektiğinin düşünülmemesi'ni bir bozma nedeni saymıştır. Bu, takdir hakkının kullanılmamasının da gerekçelendirilmesi gerektiğini gösterir. (Kaynak: cmk-madde-304-yargitay-kararinin-gonderilecegi-merci.html)