İşyeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme ve hırsızlık suçlarından yargılanan bir sanık hakkında, ilk ikisinden verilen 5 yıldan az hapis cezasına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi kararı ile hırsızlıktan verilen daha ağır cezaya ilişkin istinaf kararı arasında, temyiz kanun yolu açısından nasıl bir fark vardır?
Bu durumda, temyiz kanun yolu açısından net bir fark bulunur. CMK m. 286/2-a uyarınca, 'ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları' temyiz edilemez, yani kesindir. Metinde yer alan Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin 2018/8101 K. sayılı kararında da bu ilke uygulanmıştır. Buna göre: - İşyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından verilen 5 yıldan az cezalara ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi kararı, CMK m. 286/2-a gereği 'kesin' niteliktedir ve bu kararlara karşı temyiz yolu kapalıdır. Sanığın bu hükümlere yönelik temyiz istemi reddedilir. - Hırsızlık suçundan verilen ceza ise 5 yıldan fazla olduğu için, bu suça ilişkin istinaf mahkemesi kararı temyiz edilebilir niteliktedir. Yargıtay, sadece bu hüküm yönünden temyiz incelemesi yapar. Dolayısıyla, aynı sanık hakkında aynı dosyada verilen farklı suçlara ilişkin hükümler, ceza miktarlarına göre temyiz edilebilirlik açısından farklı rejimlere tabi olabilir. (Kaynak: cmk-madde-304-yargitay-kararinin-gonderilecegi-merci.html)