5235 sayılı Kanun m. 14'e göre, bir suçun hangi mahkemenin görevine girdiğini belirlerken 'ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler gözetilmeksizin kanunda yer alan suçun cezasının üst sınırı göz önünde bulundurulur.' hükmü ne anlama gelmektedir? Bir örnekle açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #184486

Bu hüküm, görevli mahkemenin belirlenmesinde, ceza kanunundaki suç tanımında yer alan 'temel cezanın' üst sınırının esas alınması gerektiğini, somut olayda mevcut olabilecek nitelikli hallerin (cezada artırım veya indirim gerektiren durumların) bu belirlemede dikkate alınmayacağını ifade eder. Örneğin, kasten yaralama suçunun (TCK m. 86) temel halinin cezasının üst sınırı 3 yıldır ve bu suç Asliye Ceza Mahkemesi'nin görevine girer. Eğer bu suç, silahla (TCK m. 86/3-e) işlenmişse ceza artırılır veya 'neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama' (TCK m. 87) halinde cezanın üst sınırı 10 yılı aşabilir. Görevli mahkemeyi belirlerken, sanığın eyleminin TCK m. 87'deki suçu oluşturup oluşturmadığına bakılmaz. Suç vasfı 'kasten yaralama' olarak iddianamede yer aldığı sürece, görevli mahkeme temel ceza miktarına göre Asliye Ceza Mahkemesi'dir. Mahkeme, yargılama sırasında fiilin nitelikli hal oluşturduğunu tespit ederse, bu durumda 'görevsizlik' kararı vererek dosyayı Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderebilir. Ancak başlangıçtaki görev tayini, daima suçun temel şekline göre yapılır. (Kaynak: agir-ceza-mahkemesinin-gorevine-giren-suclar-ve-davalar.html)