Bir sanığın fiilinin hem TCK m. 223/1 (ulaşım aracını alıkoyma) hem de TCK m. 109 (kişiyi hürriyetinden yoksun kılma) suçlarını oluşturduğu bir durumda, 'aynı eyleme ilişkin olarak ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da mahkumiyet kararı verilmesi suretiyle hükümlerin karıştırılması' ifadesiyle Yargıtay'ın eleştirdiği hukuki hata nedir?
Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2017/2 K. sayılı kararında geçen bu ifadeyle eleştirilen hukuki hata, 'gerçek içtima' kuralının yanlış uygulanmasıdır. TCK m. 223/4, bu suçların işlenmesi sırasında kişilerin hürriyetinin kısıtlanması halinde, faile hem ulaşım aracını alıkoyma suçundan hem de kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 'ayrı ayrı' ceza verileceğini düzenleyen özel bir içtima hükmüdür. Kararda eleştirilen durum, mahkemenin bu iki ayrı suçu tek bir eylem gibi değerlendirip, her iki suçun unsurlarını iç içe geçirerek tek bir mahkumiyet hükmü kurması veya birini diğerinin unsuru sayarak hatalı bir şekilde tek suçtan ceza vermesidir. Yargıtay, bu iki suçun birbirinden bağımsız olduğunu ve kanunun özel hükmü gereği her biri için ayrı ayrı değerlendirme yapılıp, şartları oluşmuşsa her iki suçtan da ayrı ayrı mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğini belirtmektedir. 'Hükümlerin karıştırılması' eleştirisi, mahkemenin bu iki ayrı suçu hukuken doğru bir şekilde ayrıştıramadığını ve cezalandırmada hata yaptığını ifade eder. (Kaynak: ulasim-araclarinin-kacirilmasi-veya-alikonulmasi-sucu.html)