CMK m. 330/1, kanun yoluna başvuran Cumhuriyet savcısı ise, sanığın ödemek zorunda olduğu giderlerin Devlet Hazinesine yükleneceğini düzenler. Bu hükmün, 'sanık lehine' ve 'sanık aleyhine' yapılan başvurular açısından nasıl yorumlanması gerektiğini, kanun yolu sonucuna göre açıklayınız.
CMK m. 330/1'deki bu düzenleme, Cumhuriyet savcısının kanun yolu başvurusunun sonuçlarına göre farklı yorumlanmalıdır: 1) Savcının Başvurusunun Reddi veya Geri Alınması: Eğer Cumhuriyet savcısı sanık aleyhine kanun yoluna başvurmuş ve bu başvurusu reddedilmişse (yani sanık haklı çıkmışsa) veya başvurusunu geri almışsa, bu başvuru nedeniyle oluşan yargılama giderleri (örneğin Yargıtay'a gidiş-dönüş masrafı) Devlet Hazinesi'ne yüklenir, sanıktan talep edilemez. Aynı şekilde, savcı sanık lehine başvurmuş ve bu başvurusu reddedilmişse de giderler Hazine'ye aittir. 2) Savcının Başvurusunun Kabulü: Eğer Cumhuriyet savcısı sanık aleyhine başvurmuş ve bu başvurusu kabul edilmişse (yani sanık haksız çıkmışsa), bu durumda oluşan giderler genel kural (CMK m. 325) gereği mahkum olan sanığa yüklenir. Eğer savcı sanık lehine başvurmuş ve bu başvurusu kabul edilmişse, sanık lehine bir sonuç doğduğu için giderler yine Devlet Hazinesi'ne yüklenir. Kısacası, savcının kanun yolu başvurusundan kaynaklanan giderlerin sanığa yüklenebilmesi için tek koşul, savcının 'sanık aleyhine' yaptığı başvurunun 'kabul edilmesi' ve sonuçta sanığın mahkum olmasıdır. Diğer tüm hallerde giderler Hazine üzerinde kalır. (Kaynak: kanun-yollarina-basvuru-sonucunda-gider.html)