Ulaşım aracının kaçırılması (TCK m. 223) suçu ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (TCK m. 109) suçu arasındaki ilişkiyi, TCK m. 223/4'teki özel içtima hükmü çerçevesinde açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #184461

TCK m. 223/4, bu iki suç arasındaki ilişkiyi düzenleyen özel bir 'gerçek içtima' hükmü getirmiştir. Kural olarak, bir fiille birden fazla suçun işlenmesi halinde fikri içtima (TCK m. 44) uygulanır ve en ağır cezayı gerektiren suçtan ceza verilir. Ancak TCK m. 223/4, 'Bu suçların işlenmesi sırasında kişilerin hürriyetinin tahdit edilmesi dolayısıyla ayrıca cezaya hükmolunur.' diyerek bu genel kuraldan ayrılmıştır. Bu hükmün anlamı şudur: Ulaşım aracının kaçırılması suçunun işlenmesi için, araç içindeki kişilerin hürriyetinin kısıtlanması zorunlu bir unsur değildir. Örneğin, boş bir otobüsü tehditle hareket ettirmek de bu suçu oluşturur. Ancak, eğer suç işlenirken araç içindeki yolcuların veya mürettebatın da hareket özgürlüğü kısıtlanırsa (ki genellikle böyle olur), fail hem TCK m. 223'ten (ulaşım aracını kaçırma) hem de TCK m. 109'dan (kişiyi hürriyetinden yoksun kılma) ayrı ayrı cezalandırılır. Kanun koyucu, hem ulaşım güvenliğine yönelik tehlikeyi hem de kişi özgürlüğüne yönelik ihlali ayrı ayrı korumayı ve cezalandırmayı amaçlamıştır. Bu, kanunun fiilin çok yönlü haksızlık içeriğini dikkate aldığını gösterir. (Kaynak: ulasim-araclarinin-kacirilmasi-veya-alikonulmasi-sucu.html)