Bir davada, davalı vekilinin süresi içinde verdiği ilk cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunmayıp, daha sonra yine cevap süresi içinde verdiği ek bir dilekçeyle yetki itirazında bulunması hukuken geçerli midir? Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2015/7917 K. sayılı kararını esas alarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #184457

Hayır, bu durum hukuken geçerli değildir. HMK m. 116 uyarınca yetki itirazı bir 'ilk itiraz'dır. HMK m. 127'ye göre ilk itirazların tamamının cevap dilekçesinde birlikte ileri sürülmesi gerekir. En önemlisi, HMK m. 131 'Cevap dilekçesinin verilmesinden sonra, cevap süresi dolmamış olsa bile ilk itirazlar ileri sürülemez.' demektedir. Bu hüküm çok açıktır. Davalı, ilk cevap dilekçesini vermekle birlikte, usule ilişkin itirazlarını ileri sürme aşamasını tamamlamış ve davanın esasına girmiş kabul edilir. Artık yasal cevap süresinin devam ediyor olması bu durumu değiştirmez. Metinde yer alan Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2015/7917 K. sayılı kararında da bu ilke vurgulanmıştır. Kararda, davalının cevap süresi içinde verdiği ilk dilekçede husumet itirazında bulunduğu, daha sonra verdiği ikinci bir dilekçeyle ise yetki itirazı yaptığı, mahkemenin de bu yetki itirazını kabul ederek yetkisizlik kararı verdiği belirtilmiştir. Yargıtay, HMK m. 131/1 gereğince ilk cevap dilekçesi verildikten sonra artık yetki itirazının ileri sürülemeyeceğini belirterek, mahkemenin yetkisizlik kararını bu usuli sebepten bozmuştur. (Kaynak: cevap-dilekcesi-verilmesinin-sonucu.html)