HMK m. 131, cevap dilekçesi verildikten sonra, cevap süresi dolmamış olsa bile ilk itirazların ileri sürülemeyeceğini düzenler. Bu kuralın temel mantığı nedir ve hangi usul hukuku ilkesine hizmet eder?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #184456

HMK m. 131'de düzenlenen bu kuralın temel mantığı, davalının cevap dilekçesi vererek davaya esastan yanıt vermeyi seçtiği ve bu nedenle usule ilişkin itirazlarından (ilk itirazlar) zımnen feragat ettiği varsayımına dayanmasıdır. Davalı, cevap dilekçesiyle birlikte davanın esasına ilişkin savunmalarını sunmuş, böylece mahkemenin yetkisini, yargı yolunu veya tahkim itirazı gibi usuli konuları tartışma konusu yapmayacağını beyan etmiş olur. Bu kural, 'usul ekonomisi' ilkesine hizmet eder. Davalının önce esasa girip, daha sonra aleyhine bir durum geliştiğinde usule ilişkin bir itirazla (örneğin yetki itirazı) davayı uzatmasının ve kötü niyetli davranışlarda bulunmasının önüne geçilir. Kanun koyucu, davalıya tüm itiraz ve savunmalarını tek bir dilekçede (cevap dilekçesi) toplamasını ve mahkemenin öncelikle usule ilişkin bu ilk itirazları çözerek davanın esasına geçmesini sağlamayı amaçlamıştır. Cevap dilekçesini veren davalı, bu hakkını kullanmış sayılır ve artık geri dönüp ilk itirazda bulunamaz. (Kaynak: cevap-dilekcesi-verilmesinin-sonucu.html)