Metindeki eleştiriye göre, 1412 sayılı mülga CMUK'ta yer alan ve mahkemeye re'sen delil toplama yetkisi veren düzenlemenin 5271 sayılı CMK'da yer almaması ne anlama gelmektedir? Mahkemelerin 'maddi hakikate ulaşma' gerekçesiyle bu eski usulü sürdürmesi, CMK'nın hangi temel ilkesiyle çelişmektedir?
Mülga CMUK m.237/3'te yer alan ve mahkemeye kendiliğinden delil toplama (re'sen araştırma) yetkisi veren hükmün yeni CMK'ya alınmaması, kanun koyucunun bilinçli bir tercihidir. Bu tercihle, sorgu (inkizitori) sisteminin bir özelliği olan ve hakimin aktif olarak delil topladığı rolden vazgeçilmiş, itham (akuzatori) sistemine daha yakın bir model benimsenmiştir. Bu modelde mahkemenin temel görevi, tarafların sunduğu delilleri değerlendiren bir hakem rolü üstlenmektir. Mahkemelerin 'maddi hakikate ulaşma' gibi genel bir gerekçeyle, kanunda olmayan bir yetkiyi kullanarak re'sen delil toplamaya devam etmesi, CMK'nın benimsediği 'hakimin tarafsızlığı' ilkesiyle ve 'çelişmeli yargılama' prensibiyle temelden çelişmektedir. Bu durum, hakimi iddia makamına yaklaştırarak yargılamanın dengesini bozmaktadır.