Covid izninin hatalı tatbiki durumunda, 'hak etmediğini bildiği halde izne gönderilmeye ses çıkarmayan hükümlü gerçekten “kusursuz” sayılabilir mi?' sorusu, hangi hukuki ilke temelinde tartışılmaktadır ve hükümlünün hukuki durumunu nasıl etkiler?
Bu soru, 'Ceza kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz' (TCK m.4) ilkesi ve dürüstlük kuralı (TMK m.2) temelinde tartışılmaktadır. Metinde, Covid izni şartlarının 5275 sayılı Kanun'da açık ve öngörülebilir olduğu, hükümlünün müddetnamesinden de bu şartları taşıyıp taşımadığını bilebilecek durumda olduğu savunulmaktadır. Bu görüşe göre, idarenin hatasından sessiz kalarak menfaat temin eden hükümlünün 'tamamen kusursuz' olduğu söylenemez. Bu durum, hükümlünün dışarıda geçirdiği sürenin infazdan sayılmaması gerektiği yönündeki argümanı güçlendirir. Çünkü hükümlünün durumu, tamamen habersiz olduğu ve kendisinden beklenemeyecek bir hukuki hatadan yararlanan kişiden farklılaşmaktadır.