Tüketici kredisi sözleşmesinde yer alan 'Banka, müşterinin nezdindeki her türlü hesabından takas ve mahsup yetkisine sahiptir' şeklindeki bir hüküm, borçlunun maaş hesabına bloke konulması açısından hukuken geçerli midir? Bu durumu İcra ve İflas Kanunu'nun 83/a maddesi çerçevesinde Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı (E. 2017/672, K. 2020/840) ışığında değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #184107

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E. 2017/672, K. 2020/840 sayılı kararına göre, bu tür sözleşme hükümleri geçersizdir. İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 83. maddesi, maaşların ve ücretlerin ancak belirli bir kısmının (en fazla dörtte biri) haczedilebileceğini düzenler. Aynı kanunun 83/a maddesi ise, bu haczedilemezlik kuralından 'önceden' yapılan feragatlerin geçersiz olduğunu açıkça belirtir. Tüketici kredisi sözleşmesi, borç doğmadan veya haciz aşamasına gelinmeden önce imzalandığı için, içerdiği takas-mahsup ve bloke yetkisi 83/a maddesi kapsamında 'önceden yapılmış geçersiz bir feragat' niteliğindedir. Bu nedenle banka, bu sözleşme hükmüne dayanarak borçlunun maaş hesabının tamamına bloke koyamaz veya yasal haciz oranı dışında kesinti yapamaz.