Terekenin resmi defterinin tutulması talebi, bir 'dava' niteliğinde midir? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2013/13338 K. sayılı kararında, mahkemenin bu talebi içeren bir dosyayı 'takip edilmediği' gerekçesiyle işlemden kaldırıp, sonrasında açılmamış sayılmasına karar vermesi neden hukuka aykırı bulunmuştur?
Terekenin resmi defterinin tutulması talebi, çekişmesiz yargı işi niteliğinde bir 'talep' veya 'başvuru'dur; hasımlı bir dava değildir. Bu nedenle, HMK'daki davaların takibine ilişkin kurallar (örneğin tarafların duruşmaya gelmemesi halinde dosyanın işlemden kaldırılması) bu tür taleplerde birebir uygulanamaz. Metindeki Yargıtay kararında mahkemenin bu yöndeki kararı hukuka aykırı bulunmuştur çünkü; bu talep, mahkemeye belirli usuli işlemleri yapma yükümlülüğü yükler. Mirasçı, süresi içinde talebini yaptıktan sonra, defterin tutulması, ilanların yapılması, terekenin aktif ve pasifinin belirlenmesi gibi işlemler mahkeme tarafından re'sen yürütülmelidir. Talepte bulunanın, bir davadaki gibi her celseye katılarak davayı takip etme yükümlülüğü yoktur. Mahkemenin, kendi yapması gereken işlemleri yapmayıp, dosyayı 'takipsizlik' gerekçesiyle işlemden kaldırması, hem kanunun ruhuna hem de çekişmesiz yargının niteliğine aykırıdır. (Bkz: TMK m. 619, Yargıtay 2. HD, K: 2013/13338)