5271 sayılı CMK'nın 289. maddesinde sayılan 'kesin hukuka aykırılık' (mutlak temyiz nedenleri) hallerinin, normal temyiz nedenlerinden farkı nedir? Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemesi bu hallerden midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #183027

Kesin hukuka aykırılık hallerinin en temel farkı, bu aykırılıkların varlığı halinde, temyiz dilekçesinde belirtilmemiş olsalar bile Yargıtay tarafından 're'sen' (kendiliğinden) dikkate alınması ve hükmün mutlaka bozulmasıdır. Normal temyiz nedenlerinde ise Yargıtay, kural olarak tarafların ileri sürdüğü sebeplerle bağlıdır. Ayrıca, kesin hukuka aykırılık hallerinin, hükmün sonucuna etki edip etmediği araştırılmaz; varlıkları tek başına bozma için yeterlidir. Metindeki Yargıtay 16. Ceza Dairesi kararında da atıf yapılan CMK m. 289/1-a'ya göre, 'Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması' bir kesin hukuka aykırılık halidir. Örneğin, duruşmada bulunması zorunlu olan bir hakimin veya zorunlu müdafiin yokluğunda karar verilmesi, mahkemenin kanuna uygun teşekkül etmemesi anlamına gelir ve mutlak bozma nedenidir. (Bkz: CMK m. 289, zulkufarslan.av.tr/zorunlu-mudafii/)