Taksirle yangına neden olma suçunda (TCK m. 171), failin kendi eylemi sonucunda kendisinin de mağdur olması (örneğin evinin yanması) durumunda, ceza verilmemesini veya cezada indirim yapılmasını sağlayan TCK m. 22/6'daki 'şahsi cezasızlık veya cezada indirim' hali, hangi koşulda uygulanamaz? Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin ilgili kararını referans alarak açıklayınız.
TCK m. 22/6'daki bu özel düzenleme, taksirli hareket sonucu meydana gelen neticenin, 'münhasıran failin kişisel ve ailevi durumu bakımından' artık bir cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına yol açması halinde uygulanabilir. Bu hükmün uygulanamayacağı temel koşul, olay nedeniyle fail dışında 'başkalarının da mağdur olmasıdır'. Metindeki Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 2010/10514 K. sayılı kararında, sanığın taksirli eylemiyle çıkan yangında kendi binasıyla birlikte 3 ayrı mağdurun binasının da zarar gördüğü bir olay ele alınmıştır. Yargıtay, bu durumda zararın 'münhasıran' sanığın kişisel ve ailevi durumuyla sınırlı kalmadığını, başkalarının da zarar gördüğünü, bu nedenle TCK m. 22/6'daki şartların oluşmadığını belirtmiştir. Dolayısıyla, failin mağduriyeti ne kadar büyük olursa olsun, eğer aynı eylemden başkaları da zarar görmüşse bu indirim veya cezasızlık hali uygulanamaz. (Bkz: TCK m. 22/6, Yargıtay 9. CD, K: 2010/10514)