Bir taşınmaz satış vaadi sözleşmesinde, vaat borçlusu edimini (tapuyu devir borcunu) yerine getirmezse, vaat alacaklısının başvurabileceği hukuki yollar nelerdir? Alacaklının müspet ve menfi zarar talepleri arasındaki farkı açıklayınız.
Vaat borçlusu edimini yerine getirmezse, vaat alacaklısı öncelikle TMK m. 716 uyarınca mahkemeye başvurarak, mülkiyetin hükmen kendi adına tescilini talep edebilir (cebri tescil davası). Eğer bu mümkün değilse (örneğin taşınmaz başkasına satılmış ve geri alınamıyorsa), alacaklının tazminat talep etme hakkı doğar. Bu tazminat talebi iki türlü olabilir: 1) Müspet (Olumlu) Zarar: Alacaklı, sözleşmenin ifa edileceğine olan güvenle, ifa edilseydi malvarlığı hangi durumda olacak idiyse o durumun sağlanmasını ister. Yani, taşınmazın ifa tarihindeki güncel rayiç bedelini talep eder. 2) Menfi (Olumsuz) Zarar: Alacaklı, sözleşmeden dönerek, bu sözleşmenin yapılacağına güvendiği için uğradığı zararların tazminini ister. Bu, sözleşme yapılmasaydı uğramayacağı masrafları (noter masrafı, ödenen kapora vb.) kapsar. Genellikle müspet zarar tazmini alacaklı için daha avantajlıdır. (Bkz: TMK m. 716, TBK m. 112 vd., kadimhukuk.com.tr/.../tasinmaz-satis-vaadi-sozlesmesi/, 'Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesinin Sonuçları' başlığı)