5235 sayılı Kanun'da yapılan değişiklikle Sulh Ceza Mahkemelerinin kaldırılıp yerine Sulh Ceza Hakimliklerinin kurulmasının, bu yargı yerlerinin 'mahkeme' niteliğini nasıl etkilediği iddia edilmektedir? Bu iddiaya göre, bir Sulh Ceza Hakimliğindeki hakimin reddi talebini hangi mahkeme incelemelidir?
Metindeki tartışmaya göre, 6545 sayılı Kanunla yapılan değişikliğin temel sonucu, Sulh Ceza Hakimliklerinin artık dava görmemesi, yani kovuşturma yapmamasıdır. Bu nedenle, bu hakimliklerin klasik anlamda bir 'mahkeme' niteliği taşımadığı, sadece soruşturma tedbirlerine karar veren bir merci olduğu ileri sürülmektedir. Bu iddiaya dayalı olarak, hakimin reddi usulünde bir boşluk olduğu savunulmaktadır. Bir görüşe göre, CMK m. 27/2'deki 'sulh ceza mahkemesi hakimi' ibaresi artık uygulanamaz hale gelmiştir. Bu görüşü savunanlara göre, Sulh Ceza Hakiminin reddi talebini, bir başka Sulh Ceza Hakimliği değil, genel görevli mahkeme olan ve kovuşturma yapan 'Asliye Ceza Mahkemesi' incelemelidir. Ancak metinde bu görüş eleştirilmekte ve Asliye Ceza Mahkemesinin soruşturma aşamasına müdahale yetkisi olmadığı, bu tür bir yorumun yetki gaspına yol açacağı belirtilmektedir. (Bkz: 5235 s. Kanun m. 10, CMK m. 27, sen.av.tr/tr/makale/son-tahliyeler/)