CMK m. 139 uyarınca gizli soruşturmacı görevlendirilmesi kararının hukuka aykırı olduğu bir durumda (örneğin örgüt faaliyeti şartı yokken), bu karara dayanılarak CMK m. 140 uyarınca yapılan teknik takip (görüntü ve ses kaydı) sonucu elde edilen delillerin hukuki geçerliliği nedir? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #182985

Gizli soruşturmacı görevlendirilmesi kararının hukuka aykırı olması, bu karara dayanılarak yapılan diğer koruma tedbirlerinin de hukuki temelini sarsar. Metindeki Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2020/10973 E., 2021/1994 K. sayılı kararında bu durum ele alınmıştır. Karara göre, CMK m. 139 uyarınca usulüne uygun bir gizli soruşturmacı kararı yoksa, bu karara dayanılarak ve CMK m. 140 uyarınca ayrıca bir karar alınmadan yapılan teknik izleme, görüntüleme ve ses alma işlemi sonucu elde edilen deliller 'hukuka aykırı delil' niteliğindedir. 'Zehirli ağacın meyvesi de zehirli olur' ilkesi gereğince, hukuka aykırı bir işleme dayanılarak elde edilen ikincil deliller de hukuka aykırı hale gelir. Bu nedenle, bu tür görüntü ve ses kayıtları, CMK m. 217 uyarınca hükme esas alınamaz ve delil olarak kabul edilemez. (Bkz: CMK m. 139, 140, 217, Yargıtay 10. CD, E: 2020/10973, K: 2021/1994)